İSİM-SOY İSİM DEĞİŞİKLİĞİ

İSİM-SOY İSİM DEĞİŞİKLİĞİ

İSİM-SOY İSİM DEĞİŞİKLİĞİ HAKKINDA

-HUKUK BÜLTENİ-

                                               BÜLTEN TARİHİ: 30.04.2020

I. Giriş

Vatandaşların isim veyahut soy isim değişikliği yapmaları için esas olarak dava yoluna başvuru yapmaları gerekmektedir. İsim veyahut soy isim değiştirme hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı şahsi haklardandır. İsim veya soyadını değiştirmek isteyenlerin bu haklarını bizzat veya yasal vekili aracılığı ile kullanmaları gerekmektedir. Dava yoluna başvuru dışında son yıllarda yapılan yeni bir düzenleme ile bazı hallerle sınırlı olmak koşuluyla nüfus müdürlüklerine yapılacak başvuru ile de isim veya soy isim değişikliği yapılması mümkündür.

II. Nüfus Müdürlüğüne Yapılacak Başvuru İle İsim-Soy İsim Değişikliği

Mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı şartların sağlanması halinde dava açmadan nüfus müdürlüğüne verilecek bir dilekçe ile isim veya soy isim değişikliği yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir.

İsim ve soy ismin Nüfus Müdürlüklerine verilecek dilekçe ile değiştirilmesine ilişkin yasal düzenleme 19/10/2017 tarihinde kabul edilen “7039 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair” kanun ile düzenlenmiştir. Kanunda yer alan geçici 8. maddede bazı özel durumlarda ve geçici bir süre için isim ve soy isim değişikliklerinin mahkeme yoluna gidilmeden yerleşim yeri Nüfus Müdürlüklerine dilekçe ile başvurularak yapılabileceği belirtilmektedir.

7039 Sayılı Kanun’un Geçici 8. Maddesi; “(1) Kişinin iki yıl içerisinde yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne yazılı olarak başvurması kaydıyla; 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanununun 3’üncü maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan ad ve soyadları, mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilir. İl ve ilçe idare kurullarının vereceği karar kesindir. Soyadı değiştirilen erkek ise kendisi ile birlikte varsa karısının ve müracaat tarihinde ergin olmayan çocuklarının da soyadları düzeltilir. Soyadı değiştirilen kadın ise kendisi ile birlikte ergin olmayan evlilik dışı çocukları varsa onların da soyadları düzeltilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Maddede açıkça hangi durumlarda Nüfus Müdürlüğü’ne başvuru yapılabileceği düzenlenmiştir. Buna göre; Soyadı Kanununun 3. maddesinde belirtilen hükümlere aykırı soyadların, yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan isim ve soy isimler bu kapsamda değerlendirilerek Nüfus Müdürlüğü’ne başvuru yoluyla değiştirilebilecektir. 2525 Sayılı Soyadı Kanunu m. 3; “Rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç olan soyadları kullanılamaz.” şeklinde düzenlenmiştir. 7039 Sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesinde düzenlenen haller dışında Nüfus Müdürlüğü’ne başvuru ile isim-soy isim değişikliği mümkün değildir. Bu kapsamda olmayan durumlarda dava açılarak mahkeme kanalıyla ve şartların sağlanması halinde isim-soy isim değişikliği yapılması mümkündür.

Soyadı değiştirenin erkek olması halinde, evli ise karısının ve 18 yaşını doldurmamış olan çocuklarının da soyadlarının değişeceği ilgili Kanunun geçici 8. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu durum evlilik birliğinin doğasından kaynaklanmakta olup başka herhangi bir başvuru olmaksızın doğrudan eş ve ergin olmayan çocukların soyadları değiştirilecektir.

Nüfus Müdürlüğü’ne başvuru suretiyle isim-soy isim değişikliği bir kereye mahsus olarak başvurulabilecek bir yoldur. Kanuni düzenleme geçici süre için yapılmıştır. İlk olarak 2 kanunun yürürlüğe girmesinden sonra iki yıl boyunca dilekçe ile başvuru yapılması düzenlenmiştir. 19/10/2019 tarihinde 2 yıllık sürenin dolması üzerine, Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sürenin 3 yıl daha uzatılmasına karar verilmiştir.

III. Mahkeme Kanalıyla İsim-Soy İsim Değişikliği

İsim değişikliğine ilişkin genel esaslar 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.27’de düzenlenmiştir. TMK m.27; “Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilân olunur. Ad değişmekle kişisel durum değişmez. Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesinde uyulması gereken usul ve esaslar, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu madde 36’da “(1) Mahkeme kararı ile yapılan kayıt düzeltmelerinde aşağıdaki usûllere uyulur: a) Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları (..)(1) nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır.(1) b) (Değişik: 19/10/2017-7039/9 md.) Haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hâkimden istenebilir. Ad değişikliği hâlinde, nüfus müdürlüğü bu kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydı, soyadı değişikliğinde ise eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltir. c) Tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil eder.” şeklinde düzenlenmiştir.

TMK m.27’de ancak haklı bir sebebin varlığı halinde isim veya soyadın değiştirileceği belirtilmiştir. Haklı sebep kavramı kanunda geniş bir çerçevede ele alınmıştır. Mahkemece her olayın özelliğine göre haklı bir sebep olup olmadığı değerlendirilerek karar verilecektir. Haklı sayılacak sebeplere;

1. İsim veya soy ismin, örf ve adetlere uygun olmaması,

2. İsim veya soy ismin, kişinin itibarını zedeleyecek şekilde komik, alay edilebilir veya çirkin bir anlam içermesi,

3. İsim veya soy ismin, kişinin özel hayatında veya meslek hayatında yanlış anlamlara sebebiyet vererek kişiyi zor durumda bırakması,

4. İsim veya soy ismin kötü tanınan bir kişiyi anımsatması,

5. Kişinin özel hayatı veya iş hayatında farklı bir isimle tanınması sebebiyle kimlikte yer alan ismin sosyal hayatta kullanılmaması,

durumları örnek olarak gösterilebilir. Haklı sebep kavramı başvuran kişinin şahsını ilgilendirdiğinden başvuru sebebinin haklı sebep oluşturup oluşturmadığı sübjektif kriterler esas alınarak incelenmelidir.

TMK m.27 gereğince isim veya soyadın değiştirilmesinin kişisel durumu değiştirmeyeceği belirtilmiştir. Kanunda bahsedilen kişisel durumlar, kişinin doğum yeri, medeni hali, nüfusa kayıtlı olduğu yer vs. dir.

İsim veya soy isim değişikliği sebebiyle zarar gören kimsenin öğrendiği günden başlamak üzere bir yıl içerisinde isim değiştirme kararının kaldırılması için dava açabileceği TMK m.27’de düzenlenmiştir. Kanun koyucu isim değişikliği sebebiyle üçüncü kişilerin dava açabilmesini bir zararın varlığına bağlamıştır. Örneğin isim değişikliği ile ünlü bir kişiyle aynı isme sahip olan kişiye karşı zararın ortaya çıkması halinde dava açılabilecektir.

İsim veya soy isim değişikliğine ilişkin dava, davacının yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacaktır. Davalı tarafta Nüfus Müdürlüğü yer almaktadır. Uygulamada şahısların kendi yaptığı başvurularda yanılgıya düşerek anne-baba davalı olarak yazdığı görülmektedir. Davada, komik, aşağılayıcı isimlerin değişikliği halleri dışında en önemli husus tanık dinletilmesidir. Mahkeme tanık beyanlarını nazara alarak isim değişikliği isteyenin sebebini haklı sebep sayacaktır. Tanık dışında isim değişikliği gerektirdiğine ilişkin bilgi ve belgelerin bulunması halinde mahkemeye sunulacaktır. İspat açısından her türlü delilin mahkemeye sunulması mümkündür.

IV. Sonuç ve Değerlendirme

İsim ve isim değişikliği yapmak isteyenlerin öncelikle şartları taşıması halinde Nüfus Müdürlüğü’ne başvurarak yapmaları gerekmektedir. Bu şartlar dışında kalan hallerde haklı bir sebebin varlığı halinde dava açılarak mahkeme kanalıyla isim ve soy isim değişikliği yapılması mümkündür. Mahkeme kanalıyla isim ve soy isim değişikliği alınabilmesi için haklı sebebin oluşup oluşmadığı hususu önem arz etmektedir. Haklı sebep olmaksızın açılacak isim değişikliği davaları mahkemece reddedilecektir.

Saygılarımızla

Forensis Hukuk Bürosu

Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için bir hukuk bürosu ile bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz.                                    .